Mustafa Kemal Atatürk’ün Bilim ve Teknoloji Hakkında Söyledikleri: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak gaflettir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin, yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, iki bin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları, şu kadar bin yıl sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir. 1924 Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız… Aksine yükselmiş, ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız.. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur. Read the rest of this entry »
Ev kullacılarının vazgeçemediği tutkularının başında müzik geliyor. Bu tutku, güçlü donanımlar ve ses sistemleriyle adına doyum olmaz bir hal alabiliyor. Bu durumda bir de günden güne kolaylaşan basitleşen müzik işleme yazılımları eklenince ev kullanıcıları için kendi müziklerini hazırlamak oyun oynamaktan farksız hale geliyor. Bu noktada kendi müziklerinizi hazırlayabileceğiniz yazılımları bir araya toparlayarak yazımıza konuk etmek istedik. İşte evinizde eğlenceli saatler geçirebileceğiniz müzik işleme yazılımları…
Virtual DJ
Virtual DJ adlı bu gelişmiş, sanal DJ konsolu yazılımı sayesinde kendinize ait şarkılar hazırlamak ya da iki ayrı şarkıyı birbirine karıştırmak bir hayli kolaylaşıyor. Gerçek bir DJ konsolunu simüle etmeye çalışan yazılım iki ayrı pick-up ve bir mikserden oluşuyor. Pick-up’lara yüklediğiniz şarkıların ritim hızlarını değirebiliyor ya da afektler verebiliyorsunuz. Yazılımın en dikkat çeken ve alkış alan özelliğiyse şarkıların üzerinden insan sesini silerek karaoke için hazır parçalar oluşturabilmeniz diyebiliriz. Bu anlamda bir parçayı cover ya da remiks yapmak Virtual DJ ile çok kolay ve eğlenceli bir hal alıyor. Yazılımın beraberinde getirdiği sanal pick-up’lara yüklediğiniz şarkıların davul altyapılarını birbirine eşitleyerek hazırlayabileceğiniz altyapılarla karıştırabilir ve kendi yorumunuzu içeren çalışmalara imza atabilirsiniz. Yazılımın marifetleri bunlarla da bitmiyor. Adında geçen DJ ifadesinin hakkını veren Virtual DJ yüzlerce parçadan oluşan listeleri yönetmenizde size kolaylık sağlıyor. Gelişmiş arama özelliği sayesinde listelerinizde ya da bilgisayarınızda yer alan parçalar arasından dilediğinize kolayca ulaşabilir, parça geçişlerini yumuşatarak şarkıları birbirine bağlayabilirsiniz. Benzer şekilde canlı miks ya da remiks performansları sergileyebilir, pick-up’ları kullanarak dilediğiniz gibi scratch şovlar sunabilirsiniz. Ancak bunun için 20 gününüz var. Bu sürenin ardından yazılımı satın almanız gerekiyor. Yoksa kullanım süresi dolacağından yazılım kendisini kapatacaktır. Eğer DJ’liğe merakınız varsa bu yazılımı mutlaka edinmenizi öneriyoruz.
FL Studio
Sample tabanlı müzik işleme yazılımların¬dan sıkıldıysanız ve kendinize daha esnek, daha yaratıcı müzikler oluşturabileceğiniz bir yazılım arıyorsanız FL Studio tam size göre diyebiliriz. FL Studio ile sadece birkaç dakika içerisinde kendi loop (döngü) efektlerinizi oluşturabilir, bu sample’ları MP3, WAV veya midi olarak kaydedebilirsiniz. Yazılım gerçekten çok başarılı olduğundan hatırı sayılır bir ücret karşılığı satılıyor. Zaten amatör - profesyonel birçok stüdyo ve müzisyen de bu yazılımı tercih ediyor, fakat kendinize özel müzikler hazırlamak için illa yazılımı satın almak zorunda değilsiniz. Demo sürümü de işinizi bir hayli görecektir. Elbette ki demo sürümün bir takım kısıtları mevcut ancak kendinizi bu yolda devam edebilecek yeterlilikte hissediyorsanız yazılımı satın almayı düşünebilirsiniz. Demo sürümünde sahip olduğunuz midi ya da elektronik klavyeleri kullanamıyorsunuz ama yazılımla birlikte gelen sanal klavyeyi kullanarak kendi melodi ve ritimlerinizi oluşturabiliyorsunuz. Oldukça kolay ve kullanıcı dostu bir arabirime sahip olan FL Studio’yu İngilizce bilmeseniz bile rahatlıkla çözüp kullanabiliyorsunuz. Üstelik yazılım o kadar “basit” hazırlanmış ki, müzikten anlamasanız ya da hayatınızda hiç DJ’lik yapmamış olsanız bile kendi müziklerinizi kolayca hazırlayabiliyorsunuz.
Geniş ses kütüphaneleri
FL Studio ile illaki kendi ritimlerinizi ve altyapılarınızı oluşturacaksınız diye bir şey yok. Yazılımla birlikte gelen onlarca drum kit, drum synth, enstrüman ve simsynth sayesinde FL Studio’yu sanki sample tabanlı bir müzik işleme yazılımı gibi de kullanabiliyorunuz. Ayrıca yazılımın tam sürümüne sahip olduğunuzda üretici firmanın web sayfasından yazılımla birlikte gelmeyen binlerce sample, loop, eklenti ve efekti indirebilirsiniz.
HammerHead
Ücretsiz müzik işleme yazılımları arasında belki de en eğlenceli araçlardan birisi de HammerHead’dir diyebiliriz. Araç diyoruz çünkü HammerHead bir müzik işleme yazılımından ziyade bir altyapı oluşturma yazılımı diyebiliriz. Bu yazılım sayesinde dilerseniz rap, dilerseniz hip hop, dilerseniz de R&B ya da techno için altyapılar ve ritimler hazırlayabilirsiniz. Üstelik sadece birkaç tıklamada…
HammerHead için, profesyonel müzik stüdyolarında görebileceğiniz TR-909 davul oluşturucu mikserlerin yazılımsal versiyonu diyebiliriz. Bu yazılım içerisinde gelen örnekleme kalitesinde 29 farklı ses tiplerinde çalışabiliyorsunuz. 6 tane “user” başlığı altında kullanılabilen kanallar sayesinde dilerseniz basit bateri hazırlayabileceğiniz gibi, gayet zengin clup, house ya da techno altyapıları da kurgulayabilirsiniz. Yazılımla birlikte gelen “user” sample’ları beğenmezseniz programın sitesinden daha farklı olanları indirebilirsiniz. Ayrıca yazılımla beraber gelen “User Bank” oluşturma aracıyla kendinizde yenilerini oluşturabilir, diğer Hamerhead kullanımlarıyla paylaşabilirsiniz. HamerHead’le her ritim için 6 farklı kanal kullanabiliyorsunuz ve çalışmalarınızı toplamda 8 ölçüye kadar uzatabiliyorsunuz. Bizim tavsiyemiz, HammerHead’le kullandığınız müzik işleme yazılımı için daha size özgü altyapılar hazırlayarak çalışmalarınız desteklemenizden yana.
eJay - Techno
Sample tabanlı müzik işleme yazılımları denilince akla ilk gelen firma kuşkusuz eJay’dir. Müziğin hemen her dalına yönelik bir yazılım paketi bulunan eJay, bu yazımıza iki ürünüyle konuk oluyor. İlki okumaya başladığınız üzere eJay-Techno. Gerek davul oluşturucusu olsun, gerekse de kayıt stüdyosu olsun gerçekçiliğiyle öne çıkan yazılım, kullanım kolaylığıyla da dikkat çekiyor. Sadece sürükle-bırak yöntemiyle yüzlerce hazır loop ve sample arasından dilediklerinizi seçip kendi müziklerinizi oluşturabiliyorsunuz. Yazılımın en güzel tarafıysa beraberinde getirdiği bas, solo ve davul oluşturucusu araçları diyebiliriz. Bu sayede kendinize özel loop sample’ları yazılım içerisinde oluşturabilir ve gerçekten “kendi” müziklerinizi hazırlayabilirsiniz.
Yazılımla birlikte gelen insan vokallerini kullanarak çalışmalarınıza renk katabilirsiniz. Ancak hemen belirtelim bu vokaller aslen bir-iki şarkının sözlerinden oluşuyor ve kendi aralarında tutarlılar. Yani kendi ses kayıtlarınızla beraberce kullanmaya pek uygun değiller. Eğer enstrümantal dans parçaları hazırlama niyetindeyseniz bu vokallerle çalışmalarınıza ayrı bir hava verebilirsiniz. Ancak kendinize özel R&B ya da club tarzı parçalar hazırlayacaksanız yazılımın kayıt stüdyosunu kullanarak sesinizi kaydetmenizi öneririz. Benzer şekilde bir enstrümanı da bu arabirimden parçalarınıza aktarabilirsiniz.
Yine yazılımın beraberinde getirdiği gör¬sel efektler ve video örnekleri sayesinde hazırladığınız parçalara küpler de oluşturabilirsiniz. Elbette ki, bu tarz bir özelliğin müzik işleme yazılımıyla uyumluluğu tartışılabilir, fakat yine de aklınızın bir köşesinde bulunsun.
Yazılımın beraberinde getirdiği ses kütüphaneleri size yeterli gelmiyorsa, eJay’in web sitesi üzerinden yeni paketleri indirebilirsiniz. Tabii bu paketlerin büyük bir kısmını indirebilmek için siteye üye olmanız, kullanabilmek için de yazılımın tam sürümünü satın almanız gerekiyor. Bu hatırlatmadan sonra, bilgisayarlı müzik oluşturma yazılımlarıyla yeni tanışacak olan kullanıcılara eJay ürünlerini denemelerini öneriyoruz.
eJay - HipHop
Yazımızı sonlandırırken yine bir eJay yazılımına yer verelim istedik. Günümüzün en popüler tarzlarından biri haline gelen hip hop ve rap türlerine yönelik olarak hazırlanmış olan HipHop eJay, tarzla ilgili hemen her müzik severin edinmesi gereken bir yazılım diyebiliriz. Hip hop DJ’liğe giriş basamağı olarak görülen bir türdür. Yani hip hop teknik olarak 8 kanaldan oluşan; club, dance ya da techno türlerine göre daha basit bir düzeneğe sahip, pitch değeri düşük (temposu yavaş) olan bir tür. Dolayısıyla hip hop türünde miksler hazırlamak diğer türlerden örnekler hazırlamaya nazaran çok daha hızlı ve kolay oluyor. Bunu biraz açmak adına yazılımın kullanımına da değinmek istiyoruz.
Hip hop mix’lerde öne çıkan kanal aslen bas ve beat’tir. Bu nedenle öncelikle kulağa hoş gelen ve sağlam bir bas kanalı oluşturmamız gerekiyor. Bunun için HipHop eJay’i açıp “New” seçeneğiyle boş bir mixer açalım. Oldukça anlaşılır ve kolay bir kullanıcı arayüzüne sahip olan yazılımda, sağ tarafta yer alan sample gruplarından “Bass” başlığını tıklayarak bu grubu açın. Mixer’m alt tarafında belirecek olan bas sample’ları arasından hoşunuza giden bir kompozisyon seçebilirsiniz. Bu aşamada küçük bir ipucu verelim; sample’ları dinlemek için mixer’a sürükleyip play seçeneğiyle dinlemek zorunda değilsiniz. Dilediğiniz bir sample (mixer’a sürüklemeden) tıklamanız çalmaya başlaması için yeterli. Bu anlamda kompozisyonunuzu oluştururken aynı ses türünden birkaç farklı sample kullanmanız monotonluğu atmak açısından çok faydalı olabilir.
Bas seçimini tamamladıktan sonra sıra mix’inizin karakterini ortaya çıkartacak olan beat’leri seçmeye geliyor. Bu aşa¬mada kanal israfı yapmamak adına hazır beat’lerden kullanmanızı öneriyoruz. Bu beat’lere “Loop” başlığından ulaşabilirsiniz. Loop’lar davul, snare, zil ve shaker karışımından oluşan hazır beat’ler ve genelde oldukça başarılılar (eJay bu ko¬nuda oldukça sağlam ve elit bir ses kü¬tüphanesi kullanıyor). Eğer sadece bas ve beat’lerden oluşan bir kompozisyon düşünüyorsanız (mesela rap tarzı) mixer’daki 8 kanalın 4′ünü kendi beat’lerinizi oluşturmaya ayırabilirsiniz. Bunun için yine sağ alt tarafta yer alan sample grubundan “Drum” başlığına tıklamanız ve kendi be-atleriniz için davul, snare, zil gibi çeşitli vurmalıları birbirine karıştırabilirisiniz.
Sağ tıkla ve kopyala
Ortalama bir sample 4 saniyelik sürelere sahip. Yani siz normal süre değeri olarak kabul edilen 3 buçuk 4 dakikalık bir mix oluşturmak istediğinizde, beat ve baslarınızı en azından 50 - 60 bar kopyalamanız gerekecek. Bu iş için uğraşmak yerine farenizle mixer’a sürüklediğiniz loop’u, üzerinde sağ tıklayarak yan bara taşıdığınızda kopyalamış olursunuz. Ardından sol tık kullanarak iki loop’u fareyle seçili hale getirip aynı yöntemle daha hızlı kopyalama yapabilirsiniz. eJay kullanmanın bir güzel tarafı da WAV formatıyla çalışıyor olmak. Yani siz de rahatlıkla yazılımın içerisine wav formatında kaydedilmiş sample’ları alabilirsiniz. Bunun için “Import” tuşunu kullanabilirsiniz. Eğer içe aldığınız sample’ı beğenmezseniz ya da hazırladığınız loop’lara uyduramazsanız “Erase” tuşuyla silebilirsiniz. Bu noktada yazılımın içe aktarma özelliğini, diğer yazılımlarla hazırladığınız wav formatlı sesleri birbiriyla karıştırmakta da kullanabilirsiniz. FL Studio bu uygulama için gayet yerinde ve iyi bir seçim olabilir mesela.
Konu kayıttan açılmışken HipHop eJay’in oldukça gerçekçi bir arayüzle hazırlanmış kayıt stüdyosu, kendi rap’lerinizi kaydetmeniz için biçilmiş kaftan diyebiliriz. Bu anlamda arayüzün sol tarafındaki “REC” düğmesine basarak girebileceğiniz kayıt stüdyosunda, eJay loop’larına uygun şekilde ses kaydı yapabilirsiniz. Bu uyumu 4 adet yeşil lambadan oluşan metronomu kullanarak yakalayabilirsiniz. Kayıt işlemini bitirmek için “stop” ve kaydetmek için de “save” seçeneklerini kullanabilirsiniz. Bu arayüzde dilediğiniz sayıda kayıt yapmak elinizde. Kayıt işlemlerini tamamladıktan sonra “ok” işaretiyle simgelenmiş tuşu kullanarak mixer arayüzüne dönebilirsiniz. Bu noktada yaptığınız kayıtları “Wave” başlığı altında bulabilirsiniz. İçerisinde scratch olmayan bir hip hop ya da rap mix’i tatsız tuzsuz bir şey olurdu herhalde. eJay geliştiricileri de böyle düşünüyor olsa gerek ki, yazılımın içerisine bir “turntable” yerleştirmişler. Scratch düğmesiyle geçiş yapabileceğiniz bu ara-yüz sayesinde iki farklı parçayı birbiriyle karıştırabileceğiniz gibi seçtiğiniz bir sample dosyasıyla (ya da kaydettiğiniz bir ses dosyasıyla) scratch yapabilirsiniz. Bu uygulama için de faremizi kullanıyoruz. Tüm düzenlemelerimiz bittiğinde parçamızı kaydetme adımına geliyoruz. Bu aşamada önce “Save” tuşuyla projemizi “MIX” uzantılı şekilde kaydediyoruz. Bunu yapma nedenimiz daha sonra bu proje üzerinde oynama yapmak istediğimizde herşeyi baştan yapmak zorunda kalmamak. Bu işlemi tamamladıktan sonra “Export” tuşuyla parçamızı wav uzantılı olarak kaydediyoruz. Bu aşamada yeterli yeriniz olduğundan emin olun çünkü en az 50 - 60 MB’lık bir parçamız olacak. Bu parçayı MP3′e çevirebileceğiniz gibi direk olarak Audio CD haline de getirebilirsiniz. Yalnız HipHop eJay ne MP3 kaydına ne de ses CD’si oluşturmamıza olanak vermiyor. Bu nedenle Nero ya da Free Easy CD DVD Burner gibi bir yazılım kullanabilirsiniz.
PC Net Dergisi Nisan sayısı içeriğiyle ilgili bilgi almak için bu adrese göz atabilirsiniz:
İngiltere Alerjen (seal of approval) belgeli yeni Fakir Magic Steam Vac ilave satın alınabilecek bir aparat / aksesuar ile güçlü bir ütü özelliği de kazanıyor
Fakir, elektrikli süpürgeden katı meyve presine, ütüden kahve makinesine kadar uzanan geniş ürün yelpazesine, Magic Steam Vac Su filiteli Buharlı Elektrik süpürgesini ekledi. Sunduğu etkin ve yaratıcı ürünlerle hayatı kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen Fakir, 120 derece su buharını 5 bar basınç ile tüm yüzeylere uygulayabilen ve yüzeylerdeki tüm partikülleri emerek, su filtresinden geçiren, İngiltere Alerjen (Seal of approvel) belgeli yeni Fakir Magic Steam Vac ile titiz Türk ev hanımlarının özlediği hijyen standartına kavuşturuyor.
Fakir, hijyenik ortamlar sunar
Fakir, özellikle günümüzde tüm annelerin daha da dikkatli olduğu bir ortamda, hijyen açısından segmentinin en güçlü ürünü olan buharlı temizliğe olanak sağlayan, kir, toz, myte ve bakterileri güçlü bir su filtreli elektrik süpürgesi ile ortamdan arındıran, yeni ürünü Magic Steam Vac ile sağlık sorununa duyarsız kalmadığını gösteriyor.
Ütü yapabilen süpürge, Fakir Magic Steam Vac
Fakir Magic Steam Vac, ilave satın alınabilecek bir aparat / aksesuar ile güçlü bir ütü özelliği de kazanıyor. Buhar jenaratörlü ütülerde ortalama 3 bar olan basınç, Fakir Magic Steam Vac’ın buharlı temizleme özelliğinin 5 bar basınç üretmesinden yararlanarak, makinenin süpürme aparatlarının yerine tamamen farklı ütü özellikli buhar iletim apartının takılması sureti ile profesyonel ütülerin sahip oldukları güçte bir ütüye dönüşüyor.
Fakir, maksimum 120 derecede 5 bar basınç ile buharlı temizliğe olanak sağlayan, oda, salon, banyo ve mutfaklarda da etkin olarak kullanılabilinen, zor ve güçlü kirleri yumuşarak çözebilen, güçlü bir süpürge ile ortamdaki tüm partikülleri emerek, su filtresinden geçiren, kimyasal bir temizleyiciye ihtiyaç duymadan maksimum hijyeni sağlabilen, Magic Steam Vac ile ev hanımlarının, hijyenden kaynaklana endişelerini yok ediyor.
Yeni Teknolojisi sayesinde Alman tüketicisinin yoğun ilgisini çeken Fakir Magic Steam Vac, Türkiyede Saruhan İç ve Dış Ticaret’in geniş bayi kitlesi ile 2000’in üzerinde satış noktalarına satışa sunuldu.
Yönetmenliğini Togan Gökbakar’ın yaptığı, başrolünü Şahan Gökbakar’ın oynadığı, konusu ve işleniş biçimi açısından gündemden hiç düşmeyen “Recep İvedik 3″ filmin oyunu, bir internet sitesinin en çok oynanan oyunu haline geldi.
Oyun, komik oyunlar sıralamasında ikinci, beceri oyunları sıralamasında ikinci, haftanın oyunları sıralamasında birinci sırada yer alıyor.
Oun sitesinin yöneticisi Semih Kırgel, yaptığı açıklamada, ekip olarak sitelerinde, Türkiye’de tutulan film veya dizilerle ilgili oyunları yayınlamaya çalıştıklarını bildirdi.
Hem güncel olması hem de binlerce hayranı bulunması nedeniyle Recep İvedik 3 filminin oyununu yapmaya karar verdiklerini, yaptıkları oyuna ’Recep Sineksavar’ ismini verdiklerini belirten Kırgel, şöyle konuştu: Son günlerin favori filmi Recep İvedik 3 sinema filminin fragmanını izlerken filmin bir sahnesinde Recep’in sinekle başının belada olduğunu ve onu yakalamaya çalıştığını gördük. Bu sahneden hareketle Recep Sineksavar oyununu yapmaya karar verdik.
Bilindiği gibi Recep İvedik ikinci filminde ninesini kaybetmişti. Ninesiyle her ne kadar tartışsa da onu sevdiğini biliyoruz. Oyun, birçok sahnede geçen eskitme koltuğun üzerinde geçiyor. Oyun da mekan görünümü, filmdeki oda baz alınarak gerçeğe uygun tasarlandı. Recep İvedik’in ninesinin el hareketi yaptığı fotoğrafı da eklemeyi unutmadık.”
Ninesini kaybettikten sonra evde yalnız kalan ve canı sıkılan Recep İvedik’e musallat olan sineğin yakalanmasını oyunun konusu olarak seçtiklerini söyleyen Kırgel, şunları kaydetti:
”Oyun kısa bir animasyondan sonra başlıyor. Recep İvedik yalnızdır ve eski neşeli günlerine ait fotoğraflara bakmaktadır. Zaten canı sıkılan Recep İvedik’in bir de burnuna sinek konmuştur. Oyunun yönetimi bu kısımdan sonra bize geçiyor. Amacımız Recep İvedik’e musallat olmuş bu inatçı sinekleri yakalamak. Recep, sinekleri tıpkı filmdeki gibi kendine has ve ilginç teknikler kullanarak yakalamaya çalışıyor.
Recep İvedik karakteriyle Şahan Gökbakar zaten vatandaşın gönlüne taht kurdu. Onunla ilgili oyunlar söz konusu olunca birçok oyunsever büyük ilgi gösteriyor. Ancak son yaptığımız ’Recep Sineksavar’ oyunu diğer yaptığımız, ’Sarhoş Recep İvedik’, ’Recep Abiye Sor’, ’Recep İvedik Döv’ ve ’Recep İvedik Yapboz’ oyunlarından fazla ilgi gördü. Oyunu sitemize ekleyeli 11 gün olmasına rağmen 120 bin kişi oynadı. Ayrıca en çok ziyaret edilen sitelerden Facebook’ta bin 400 kez paylaşıma sunuldu.” eni Recep İvedik oyunları hazırlamayı düşündüklerini bildiren Kırgel, oyunun nasıl oynandığı konusunda şu bilgileri verdi:
”Oyunu oynaması çok basit ve zevkli. Sinekler odanın herhangi bir köşesinden çıkabilir. Sinekleri klavyenin üzerindeki yön tuşlarını kullanarak yakalayabilirsiniz. Yakaladığınız sinek sayısı arttıkça daha kısa sürede reaksiyon göstermeniz gerekiyor. Bu oyun, refleksleri hızlı olanların iyi skor yapabileceği bir oyun.”
Bugün yer yerinden oynuyor, oyuncular PlayStation 3 konsolları başında sinir krizleri geçiriyor.
1 Mart itibariyle aylarca uğraşılarak açılan PS3 Trophy‘ler çöpe gittiği gibi, kiralanan filmler izlenemiyor ve doğru düzgün online oyun dahi oynanamıyor.
Sony eski nesil PlayStation 3 kullanıcılarını uyararak 24 saat konsollarını kullanmamalarını belirtti.
28 Şubat‘tan 1 Mart’a geçiş esnasında yaşanan sorun, sistemin kendi iç saatindeki bir program hatasından kaynaklanıyor. Sony kendi resmi blog‘unda konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Sorunun sebebini tespit ettiğimize inanıyoruz, sistem içi saatteki bir bug’dan dolayı problem yaşanıyor. Playstation 3 Slim kullanıcıları haricinde konsolunuzu kullanmamanızı tavsiye ediyoruz” dedi.
Kimler etkilenmedi? Hangi hata mesajları?
Yeni nesil PlayStation 3 sahipleri bu sorundan etkilenmedi. Eski nesil PS3 kullanıcıları ise PlayStation Network‘e giremiyor, saatler yanlış ayarlanıyor ve trophy bilgileri de bozuluyor.
Eğer kullanıcılar bu uyarıya kulak asmaz ise: PlayStation 3′ün sistem saati 1 Ocak 2000′e resetleniyor. PlayStation Network’e girmeye çalışanlar “An error has occurred. You have been signed out of PlayStation Network (8001050F)” mesajını görüyor.
Oyun çalıştırmaya kalkanlar trophy’lerinin yok olduğunu görüyor ve şu mesajı alıyor: “Failed to install trophies. Please exit your game.” Saati ve tarihi internet üzerinden ayarlamaya çalışanlar “The current date and time could not be obtained. (8001050F)” mesajını alıyor. PlayStation Network üzerinden kiralanan videolar izlenemiyor.
‘8001050f error’ olarak tanımlanan bu hata Sony’nin Heavy Rain kutlamalarını bıçak gibi kesti ve oyuncuların hevesini kursağında bıraktı.
Sony’nin bu rezaletin izlerini nasıl temizleyeceği oyuncular arasında merakla bekleniyor; zira forumlar oyuncuların şikayetleriyle dolup taşmış durumda.
Resimlerle: PS3 Slim: Diyete girmiş PlayStation 3
Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Geçen yıllar içinde Google kimsenin bile hayal etmediği bir hızla büyüdü. Hatta çoğu insana göre biraz fazla bile büyüdü! Geçen yıllar içinde pek çok yeni hizmet sunan Google, biz farkına bile varmadan hayatımızın gayet önemli bir parçası haline geliverdi.
Ancak bu iyi bir şey midir? Bazılarına göre değil. Dev bir şirketin elinden bu kadar fazla kişisel bilginin geçmesi çoğu insanı hayli rhatsız ediyor. Öte yandan, bazılarına göre bu durum kaçınılmazdır. Kim ne derse desin, internet gerçekte asla sanıldığı kadar anonim bir ortam olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır.
Şahsen internetin ve sunduğu tüm o bağımlılık yapıcı hizmetlerin, özellikle de sosyal ağların, gerçekte kimler tarafından, hangi amaçlarla kullanılacağını çok iyi tahmin edebiliyorum. Sıradan bir kullanıcı olarak buna karşı alabileceğimiz çok fazla önlem de yok.
Google’ın sakarlıkları!
Ancak öte yandan, Google gibi bir şirketin sık sık sakarlığa varan, bazen de açıkça insanın sinirlerini kaldıran yanlışlıklarından sıkılmıyor da değilim.
Mesela Buzz servisini hizmete sokarken yaptıkları kişisel güvenlik ihlalleri. Mesela Google kameralarının çok lazımmış gibi insanların arka bahçelerine kadar girmeleri. Tüm bu ve benzeri hatalar yetmezmiş gibi, bir de Google CEO’sunun kalkıp “Gizli saklı işler mi yapıyorsunuz ki insanların öğrenmesinden korkuyorsunuz?” cinsinden saçmalaması da tabii üstüne tüy dikiyor. Bu sözler tanıdık geliyor mu? Eh, demek ki gerçekten de eline biraz güç geçiren her insan hafiften delirebiliyor.
Bu durumda Google ile olan ilişiğinizi kesmek isteyebilirsiniz. Kolay olmayacaktır tabii, ancak yine de mümkündür. Fakat bir servise alışmanın en kötü yanlarından biri de, etraftaki alternatifleri unutmaktır. İşte bu yazının amacı size onları hatırlatmak.
İşe Aramayla Başlayın
Şüphesiz hepimiz Google arama motoruna çok alıştık. Ancak Google piyasaya bomba gibi düşüp de rakiplerini yerlerinden ettiği günden beri çok zaman geçti ve artık alternatifleri pek de o kadar zavallı seçenekler değiller.
Gerçekten de işe yarayan bir alternatif olarak Microsoft Bing ön plana çıkıyor. Çoğu kullanıcı için Bing‘in arabirimi ve sonuçları ilk bakışta sıradışı görünebilir. Ancak kısa süre içinde işinizi fazlasıyla görebildiğini farkedip şaşıracaksınız. Bunun haricinde Yahoo, Wolfram Alpha, Collecta ve Mahalo gibi başka seçeneklerinizin de olduğunu hatırlatmak isterim.
E-Postayı Kurtarın
G-Mail ilk hizmete girdiği günden bu yana sunduğu dev depolama alanıyla rakiplerinin önünü kesmeyi başardı. Ancak tabii bu ücretsiz hizmetin bir bedeli var. Google botları tüm postanızı tarayarak ilgi alanlarınız hakkında bilgi topluyor ve bunu da reklamcılıkta kullanıyor.
G-Mail’den kaçmak isterseniz gidebileceğiniz pek fazla alternatifiniz yok aslında, bu sektörde çok büyük bir rekabetin olduğu söylenemez. Akla gelen yegane isim Yahoo!Mail oluyor. Burada sınırsız depolama alanına ücretsiz olarak sahip olabiliyorsunuz, güvenlik ve arabirim olarak da hayli iyi. Ancak çok daha fazla özellik isterseniz o zaman ücretli sürümünü tercih etmeniz gerekebilir.
E-postalar nasıl aktarılır?
Birikmiş e-posta mesajlarınızı Google’dan alabilmek için öncelikle Thunderbird gibi bir e-posta istemcisine ihtiyacınız olacaktır. Google’ın posta hizmeti ayarlarında IMAP şıkkını seçili hale getirdikten sonra, Thunderbird ile orada depolanmış olan tüm postanızı kendi bilgisayarınıza çekebilirsiniz. Sonra da bu postaları yeni adresinize yükleyebilirsiniz.
Ancak unutmayın ki e-posta değişikliği yaptıktan sonra, daha evvel üye olduğunuz tüm sitelere girip adres değişikliğini bildirmeniz gerekecektir. Eğer sadece bir kaç siteye üye iseniz bu pek sorun yaratmaz. Ama sayı fazlaysa hayli can sıkıcı bir uğraş olabilir, maalesef yapmanın kolay bir yolu yok.
İşin Sosyal Yanı
İlginçtir ama Google, sosyal ağlar konusuna yönelmekte diğer rakipleri kadar öngörülü olamadı. Facebook ya da Twitter gibi servislerin ne denli ilgi çekebileceğini öngöremediklerini rahatça söyleyebiliriz. Tabii zaman içinde Facebook kendi çapında bir Google olma yoluna girince de paniğe kapılmalarına şaşmamalı. Zaten Buzz adını verdikleri servisi hizmete sokarken bu paniği biraz belli etmediler diyemeyiz.
İşin doğrusu Buzz nedir, ne değildir, daha kimse tam olarak konuya hakim değil. Bir sosyal ağ olma amacıyla kurulduğu biliniyor, ancak daha o kadar yeni ki, kimsenin senelerdir kullandığı Facebook hesabını bırakıp ta apar topar Buzz kullanmaya başladığını düşünmüyoruz.
Google’ın zayıf noktası
Takvimi Ayarlayın
Eğer programı hayli dolu tiplerdenseniz, büyük ihtimalle zaman içinde Google’ın takvim hizmetini de hayatınızın bir parçası haline getirmişsinizdir.
Tabii Google ile yolunuzu ayırırken bunu da halletmeniz gerekiyor. Neyse ki bunu yapmak gayet kolaydır. Takvim içeriğini bir ICS dosyasına aktararak istediğiniz başka bir servise yükleyebilirsiniz.
Seçenek olarak Yahoo! takvim hizmeti kendini ön plana çıkarıyor. Bunun haricinde Windows Live Calendar‘ı da tercih edebilirsiniz. Kendinize bir Live ID oluşturduğunuzda, takvim hizmetinin de beraberinde sunulduğunu göreceksiniz.
Resim Ve Belgeleriniz
Google tarafından sunulan Picasa, resim depolama ve işleme konusunda rakipleri kadar başarılı ve popüler değil. O yüzden bunu kimsenin pek kullandığını sanmıyoruz. Yine de resimlerinizi burada depoluyorsanız, bilgisayarınıza geri indirmeniz çok kolay olacaktır.
Hangi resim depolama hizmeti?
Peki eğer daha önce başka bir hizmet kullanmadıysanız şimdi hangisini seçeceksiniz? Çoğu insan için Facebook yeterlidir, ancak sınırsız depolama alanı sunmasına karşın, kullanılan sıkıştırma algoritmasından dolayı resimleriniz hayli ciddi bir kalite kaybı yaşayabilir.
Özellikle resim depolama ve hatta işlemeye yönelik hizmetler arasından sırasıyla Flickr, Photobucket ve Shutterfly’ın ön plana çıktıklarını söyleyebiliriz. Flickr çok ciddi resim işleme seçenekleri sunarken, Shutterfly ise basit ama sınırsız alana sahip bir galeri hizmeti veriyor.
Belgelere gelince, ofis programları kullanan ve G-Mail hesabı olan herkes er ya da geç Google Docs ile tanışır. Gelen postadaki belgeleri aktarma ve işleme alanında sunduğu kolaylık inanılmazdır diyebiliriz. Zaten kullanıcının aklını çelen de bu kolaylıktır ya!
Ancak piyasada çok daha becerikli ve daha az meraklı servisler de mevcut. Bunların içinde ZoHo Docs sunduğu seçenekler ve uyumluluğuyla Google’ı rahatlıkla geride bırakıyor.
Fişi Çekin!
Alacağınız tüm belgeleri, resimleri, hesapları aktardıktan sonra, geriye Google hesabınızı silmek kalıyor. Pek çok işlem gibi, bu da Google altında çok kolay yapılabiliyor.
Ana Google sayfasındayken, üst sağ köşedeki tuşu kullanıp hesabınıza girin. Aynı alandaki Ayarlar şıkkından Hesap Ayarları penceresine gidin. Buradaki Ürünlerim seçeneği yanında bulunan Düzenle şıkkına tıkladığınızda açılacak pencerede, Google hesaplarınızı kalıcı olarak silmenizi sağlayacak tuşu göreceksiniz.
İşin doğrusu, Google’ın kullanıcının gizliliğine yönelik yaklaşımı ne denli can sıkıcı olabilse de, sunduğu hizmetlerin sağladığı kolaylıklar da bir o kadar vazgeçilmesi zor. Ve diğer şirketlerin de sırlarınızı Google’dan daha iyi koruyacaklarının hiçbir garantisi yok aslında. Sadece bu konuda daha az konuşmaya gayret ediyorlar, haliyle de daha az pot kırıyorlar. Ama şunu bilin ki, bir kullanıcı olarak tamamen seçeneksiz değilsiniz. Zaten bu yazının altını çizmek istediği nokta da buydu.
Resimlerle: Google ve Bing karşı karşıya
Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Canon, DSLR dünyasında yeni atılımlar yapmaya devam ediyor. EOS 7D‘den sonra geçtiğimiz haftalarda EOS 550D‘yi duyuyarak, giriş seviyesini de kuvvetlendiren firma, gözünü şimdi üst düzey serilere dikmiş gibi gözüküyor.
5D Mark II piyasaya sürüldüğünden itibaren piyasadaki büyük bir boşluğu dolduran Canon, son söylentilere göre şimdi EOS 5D Mark III’ün piyasaya sürülmesi için hazırlıklarına tam gaz devam ediyor.
5D Mark III’ün teknik özellikleri bile henüz ortada yok fakat, full frame teknolojisine sahip olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ayrıca HD video konusunda DSLR makinelere adeta bir çağ atlatan 5D Mark II gibi, 5D Mark III’ün de bu alanda oldukça başarılı yeni teknolojilere sahip olacağı konusunda da hemen herkes hemfikir
:: DSLR fotoğraf makinesi almayı düşünüyor musunuz? Alırsanız tercihiniz hangi firmadan yana olur?
Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Evi işi yapmayı sevmeyen herkesin en büyük hayali nihayet gerçek oluyor. Jetgiller gibi geleceği anlatan yapılmada bol bol karşımıza çıkan ve biraz da inanmadığımız robot temizlikçiler en sonunda hizmet vermeye hazır. Uzun süredir test edilen bu teknoloji, son kullanıcıya hazır hale getirildi.
Disk şeklindeki bu temizlikçiler her ne kadar komik gözükse de, gayet başarılı işler ortaya çıkartıyor. Samsung, NaviBots adlı temizlik robotlarını çok yakın zamanda piyasaya sürecek. Şimdilik iki modeli bulunan bu robotlar ilginç bir sisteme sahip.
Uzun bir araştırmanın sonucu
Kullanıcı tarafından çalıştırılan robot, sensörleri sayesinde tüm evi tarıyor, etrafta kir gördüğü zaman ise o bölgeye gidip süpürmeye başlıyor. Bu mekanik temizlikçiler aslında 2004-2005 yılından beri üretiliyor.
Ancak, robotların en büyük sorunu sensörlerinin herhangi bir obje ve çöp arasındaki farkı ayırt edememesiydi. Samsung, ciddi bir Ar-Ge çalışması sonucunda, NaviBots‘ların gerçek bir temizlikçi kadar titiz çalışabilmesini sağladı.
Ayrıca robot, insanları da algılayıp onların yoluna çıkmamaya çalışıyor. İşi biten NaviBots otomatik olarak şarj olacağı yere geri dönüyor.
Ancak nisan ayında piyasaya sürülecek olan bu dijital temizlikçilerin Ar-Ge çalışması maliyetlerini de artırdı. Evinizdeki temizlik işlerinden kurtulmanın bedeli 600 ve 674 dolar arasında değişecek.
:: Bu teknolojinin ucuzlayıp daha yaygın hale gelmesini istiyor musunuz?
Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Twitter şüphesiz ki son zamanların en popüler sitelerinden biri konumunda bulunuyor. 140 karaktere yazı yazma imkanı sağlayan Twitter, popülerliğini her geçen gün daha da artırıyor.
Site sadece kendi başına değil, bünyesinde geliştirilen uygulamalarıyla da kullanıcıları kendine çekmeye devam ediyor. Diğer bir yandan ise kullanıcılar, Twitter yetkililerine şikayet mail‘leri yolluyor.
Şikayetin konusu ise, bir kullanıcının diğer bir kullanıcıya cevap (reply) ileti yazması ile ilgili. Kullanıcılar, kendilerine verilen cevapları anasayfalarında göremediklerinden şikayetçi. Üstelik kendi takip listelerinde olsa bile kendilerine verilen cevapların büyük kısmını göremeyen kullanıcılar, bir an önce bu durumun düzeltilmesini talep ediyor.
Google, Roma ve Floransa kütüphanelerindeki eski kitapları dijital ortama aktaracak.
Google No Comments »- Arama motoru Google’ın, İtalya’nın Roma ve Floransa kentlerindeki kütüphanelerde bulunan bir milyon kadar eski kitabı dijital ortama aktaracağı bildirildi.
Google ve İtalya Kültür Bakanlığı yetkilileri, projenin Google Kitapları ile Kültür Bakanlığı arasında ilk ortak girişim olduğunu söylediler.
Kültür Bakanlığı yetkilisi Mario Resca, aralarında astronom Galileo Galilei’nin eserlerinin de bulunduğu kitaplar için yapılan anlaşmayla, kitapların içereğinin sonsuza kadar korunmasının sağlanacağını ifade etti.
Resca, 1868 yılından önceki kitapların dijital ortama aktarılmasının, İtalyan kültürünün dünyaya yayılmasına yardım edeceğini belirtti. Kitapların tarama işleminin maliyetini Google karşılayacak.
Ekonomi dergisi Fortune, dünyanın “en çok hayranlık duyulan 50 şirketini” açıkladı. 50 şirket arasında, bilişim sektörünün ağırlığı dikkat çekiyor. Fortune okuyucularının seçimlerini aşağıda görebilirsiniz(bilişim ve internet sektöründe yer alan firmaları özellikle belirttik):
Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.
1 Apple
2 Google
3 Berkshire Hathaway
4 Johnson & Johnson
5 Amazon.com
6 Procter & Gamble
7 Toyota Motor
8 Goldman Sachs Group
9 Wal-Mart Stores
10 Coca-Cola
11 Microsoft
12 Southwest Airlines
13 FedEx
14 McDonald’s
15 IBM
16 General Electric
17 3M
18 J.P. Morgan Chase
19 Walt Disney
20 Cisco Systems
21 Costco Wholesale
22 BMW
22 Target
24 Nike
25 PepsiCo
26 Starbucks
27 Singapore Airlines
28 Exxon Mobil
29 American Express
30 Nordstrom
31 Intel
32 Hewlett-Packard
33 UPS
34 Nestlé
35 Caterpillar
36 Honda Motor
37 Best Buy
38 Sony
39 Wells Fargo
40 eBay
41 Nokia
42 Samsung Electronics
43 Deere
44 L’Oréal
45 AT&T
46 Lowe’s
47 General Mills
48 Marriott International
49 DuPont
50 Volkswagen




Recent Comments