24 Temmuz 2021

SEO Makaleler

SEO – Teknoloji, Bilişim, İnternet Dünyasından Haberler

Google’dan kaçış planı

Geçen yıllar içinde Google kimsenin bile hayal etmediği bir hızla büyüdü. Hatta çoğu insana göre biraz fazla bile büyüdü! Geçen yıllar içinde pek çok yeni hizmet sunan Google, biz farkına bile varmadan hayatımızın gayet önemli bir parçası haline geliverdi.

Ancak bu iyi bir şey midir? Bazılarına göre değil. Dev bir şirketin elinden bu kadar fazla kişisel bilginin geçmesi çoğu insanı hayli rhatsız ediyor. Öte yandan, bazılarına göre bu durum kaçınılmazdır. Kim ne derse desin, internet gerçekte asla sanıldığı kadar anonim bir ortam olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır.

Şahsen internetin ve sunduğu tüm o bağımlılık yapıcı hizmetlerin, özellikle de sosyal ağların, gerçekte kimler tarafından, hangi amaçlarla kullanılacağını çok iyi tahmin edebiliyorum. Sıradan bir kullanıcı olarak buna karşı alabileceğimiz çok fazla önlem de yok.

Google’ın sakarlıkları!

Ancak öte yandan, Google gibi bir şirketin sık sık sakarlığa varan, bazen de açıkça insanın sinirlerini kaldıran yanlışlıklarından sıkılmıyor da değilim.

Mesela Buzz servisini hizmete sokarken yaptıkları kişisel güvenlik ihlalleri. Mesela Google kameralarının çok lazımmış gibi insanların arka bahçelerine kadar girmeleri. Tüm bu ve benzeri hatalar yetmezmiş gibi, bir de Google CEO’sunun kalkıp “Gizli saklı işler mi yapıyorsunuz ki insanların öğrenmesinden korkuyorsunuz?” cinsinden saçmalaması da tabii üstüne tüy dikiyor. Bu sözler tanıdık geliyor mu? Eh, demek ki gerçekten de eline biraz güç geçiren her insan hafiften delirebiliyor.

Bu durumda Google ile olan ilişiğinizi kesmek isteyebilirsiniz. Kolay olmayacaktır tabii, ancak yine de mümkündür. Fakat bir servise alışmanın en kötü yanlarından biri de, etraftaki alternatifleri unutmaktır. İşte bu yazının amacı size onları hatırlatmak.

İşe Aramayla Başlayın

Şüphesiz hepimiz Google arama motoruna çok alıştık. Ancak Google piyasaya bomba gibi düşüp de rakiplerini yerlerinden ettiği günden beri çok zaman geçti ve artık alternatifleri pek de o kadar zavallı seçenekler değiller.

Gerçekten de işe yarayan bir alternatif olarak Microsoft Bing ön plana çıkıyor. Çoğu kullanıcı için Bing‘in arabirimi ve sonuçları ilk bakışta sıradışı görünebilir. Ancak kısa süre içinde işinizi fazlasıyla görebildiğini farkedip şaşıracaksınız. Bunun haricinde Yahoo, Wolfram Alpha, Collecta ve Mahalo gibi başka seçeneklerinizin de olduğunu hatırlatmak isterim.

E-Postayı Kurtarın
G-Mail ilk hizmete girdiği günden bu yana sunduğu dev depolama alanıyla rakiplerinin önünü kesmeyi başardı. Ancak tabii bu ücretsiz hizmetin bir bedeli var. Google botları tüm postanızı tarayarak ilgi alanlarınız hakkında bilgi topluyor ve bunu da reklamcılıkta kullanıyor.

G-Mail’den kaçmak isterseniz gidebileceğiniz pek fazla alternatifiniz yok aslında, bu sektörde çok büyük bir rekabetin olduğu söylenemez. Akla gelen yegane isim Yahoo!Mail oluyor. Burada sınırsız depolama alanına ücretsiz olarak sahip olabiliyorsunuz, güvenlik ve arabirim olarak da hayli iyi. Ancak çok daha fazla özellik isterseniz o zaman ücretli sürümünü tercih etmeniz gerekebilir.

E-postalar nasıl aktarılır?

Birikmiş e-posta mesajlarınızı Google’dan alabilmek için öncelikle Thunderbird gibi bir e-posta istemcisine ihtiyacınız olacaktır. Google’ın posta hizmeti ayarlarında IMAP şıkkını seçili hale getirdikten sonra, Thunderbird ile orada depolanmış olan tüm postanızı kendi bilgisayarınıza çekebilirsiniz. Sonra da bu postaları yeni adresinize yükleyebilirsiniz.

Ancak unutmayın ki e-posta değişikliği yaptıktan sonra, daha evvel üye olduğunuz tüm sitelere girip adres değişikliğini bildirmeniz gerekecektir. Eğer sadece bir kaç siteye üye iseniz bu pek sorun yaratmaz. Ama sayı fazlaysa hayli can sıkıcı bir uğraş olabilir, maalesef yapmanın kolay bir yolu yok.

İşin Sosyal Yanı
İlginçtir ama Google, sosyal ağlar konusuna yönelmekte diğer rakipleri kadar öngörülü olamadı. Facebook ya da Twitter gibi servislerin ne denli ilgi çekebileceğini öngöremediklerini rahatça söyleyebiliriz. Tabii zaman içinde Facebook kendi çapında bir Google olma yoluna girince de paniğe kapılmalarına şaşmamalı. Zaten Buzz adını verdikleri servisi hizmete sokarken bu paniği biraz belli etmediler diyemeyiz.

İşin doğrusu Buzz nedir, ne değildir, daha kimse tam olarak konuya hakim değil. Bir sosyal ağ olma amacıyla kurulduğu biliniyor, ancak daha o kadar yeni ki, kimsenin senelerdir kullandığı Facebook hesabını bırakıp ta apar topar Buzz kullanmaya başladığını düşünmüyoruz.

Google’ın zayıf noktası

Takvimi Ayarlayın
Eğer programı hayli dolu tiplerdenseniz, büyük ihtimalle zaman içinde Google’ın takvim hizmetini de hayatınızın bir parçası haline getirmişsinizdir.

Tabii Google ile yolunuzu ayırırken bunu da halletmeniz gerekiyor. Neyse ki bunu yapmak gayet kolaydır. Takvim içeriğini bir ICS dosyasına aktararak istediğiniz başka bir servise yükleyebilirsiniz.

Seçenek olarak Yahoo! takvim hizmeti kendini ön plana çıkarıyor. Bunun haricinde Windows Live Calendar‘ı da tercih edebilirsiniz. Kendinize bir Live ID oluşturduğunuzda, takvim hizmetinin de beraberinde sunulduğunu göreceksiniz.

Resim Ve Belgeleriniz
Google tarafından sunulan Picasa, resim depolama ve işleme konusunda rakipleri kadar başarılı ve popüler değil. O yüzden bunu kimsenin pek kullandığını sanmıyoruz. Yine de resimlerinizi burada depoluyorsanız, bilgisayarınıza geri indirmeniz çok kolay olacaktır.

Hangi resim depolama hizmeti?

Peki eğer daha önce başka bir hizmet kullanmadıysanız şimdi hangisini seçeceksiniz? Çoğu insan için Facebook yeterlidir, ancak sınırsız depolama alanı sunmasına karşın, kullanılan sıkıştırma algoritmasından dolayı resimleriniz hayli ciddi bir kalite kaybı yaşayabilir.

Özellikle resim depolama ve hatta işlemeye yönelik hizmetler arasından sırasıyla Flickr, Photobucket ve Shutterfly’ın ön plana çıktıklarını söyleyebiliriz. Flickr çok ciddi resim işleme seçenekleri sunarken, Shutterfly ise basit ama sınırsız alana sahip bir galeri hizmeti veriyor.

Belgelere gelince, ofis programları kullanan ve G-Mail hesabı olan herkes er ya da geç Google Docs ile tanışır. Gelen postadaki belgeleri aktarma ve işleme alanında sunduğu kolaylık inanılmazdır diyebiliriz. Zaten kullanıcının aklını çelen de bu kolaylıktır ya!

Ancak piyasada çok daha becerikli ve daha az meraklı servisler de mevcut. Bunların içinde ZoHo Docs sunduğu seçenekler ve uyumluluğuyla Google’ı rahatlıkla geride bırakıyor.

Fişi Çekin!

Alacağınız tüm belgeleri, resimleri, hesapları aktardıktan sonra, geriye Google hesabınızı silmek kalıyor. Pek çok işlem gibi, bu da Google altında çok kolay yapılabiliyor.

Ana Google sayfasındayken, üst sağ köşedeki tuşu kullanıp hesabınıza girin. Aynı alandaki Ayarlar şıkkından Hesap Ayarları penceresine gidin. Buradaki Ürünlerim seçeneği yanında bulunan Düzenle şıkkına tıkladığınızda açılacak pencerede, Google hesaplarınızı kalıcı olarak silmenizi sağlayacak tuşu göreceksiniz.

İşin doğrusu, Google’ın kullanıcının gizliliğine yönelik yaklaşımı ne denli can sıkıcı olabilse de, sunduğu hizmetlerin sağladığı kolaylıklar da bir o kadar vazgeçilmesi zor. Ve diğer şirketlerin de sırlarınızı Google’dan daha iyi koruyacaklarının hiçbir garantisi yok aslında. Sadece bu konuda daha az konuşmaya gayret ediyorlar, haliyle de daha az pot kırıyorlar. Ama şunu bilin ki, bir kullanıcı olarak tamamen seçeneksiz değilsiniz. Zaten bu yazının altını çizmek istediği nokta da buydu.

Resimlerle: Google ve Bing karşı karşıya

Daha fazlası için www.chip.com.tr sitesini ziyaret edebilirsiniz.

takipçi satın al